Mahkemenin Kararı ve Önemi
Almanya Federal Mahkemesi (BGH), kira hukukunda bireysel anlaşmaların önemini artıran bir karar verdi. Bu karar, özellikle gayrimenkul şirketleri için, sözleşmelere yazılı olarak eklenen şartların, sözlü anlaşmaları geçersiz kılmadığını gösteriyor. Böylece, kira sözleşmelerinde yapılan sözlü ek anlaşmalar da geçerli sayılabilir.
İki kiracı, 31 Mart 2022 tarihinde kira sözleşmelerinin sona ermesi konusunda ev sahibiyle anlaşma sağlamıştı. Bu anlaşma çerçevesinde, 40.000 Euro tazminat ödenmesi için kiralanan dairelerin o tarihe kadar boşaltılması gerekiyordu.
Olayın Gelişimi
Sözleşmelerde yapılan yazılı değişikliklerin geçerli olabilmesi için yazılı olması gerektiği belirtilmişti. Ancak kiracılar, daireyi belirtilen saatte teslim edemeyince, akşam saatlerinde ev sahibinin geç teslimatı kabul etmemesi üzerine anahtarları, kendi ifadelerine göre, gece yarısından önce posta kutusuna bıraktı. Dairenin teslim alınması için ev sahibiyle bir sonraki gün, 1 Nisan’da görüşme yapıldı.
Ev sahibi, dairenin teslim alınmasının 1 Nisan’da gerçekleştiği gerekçesiyle tazminat ödemesini reddetti. Frankfurt’taki yerel mahkeme, ev sahibinin lehine karar verdi; ancak kiracılar karara itiraz etti.
BGH’nın Değerlendirmesi
9 Eylül 2026 tarihinde verilen kararla BGH, yerel mahkemenin kararını bozdu ve davayı yeniden görüşülmek üzere geri gönderdi. Mahkeme, kurulan sözlü anlaşmaların yeterince dikkate alınmadığını vurguladı.
BGH, tarafların yazılı koşulları sessizce de olsa değiştirebileceklerini belirtti. Ancak, eğer taraflar sözleşme aşamasında mevcut yazılı şartları düşünmüyorsa bu durum geçerlidir. Nitelikli yazılı şartların geçerliliği ise farklıdır ve bu tür bir şart değişikliklerinde yazılılık gerekmektedir.
Sözlü Anlaşmaların Geçerliliği
Kiracıların sözleşmenin herhangi bir eklemesine dair müzakereleri, ev sahibinin sözlü anlaşmayı kabul ettiğini gösteriyor olabilir. BGH, anahtarın bırakılmasının kiracıların iradesiyle mi yoksa ev sahibiyle bir mutabakatla mı gerçekleştiği konusunda bir karar vermedi. Bu durum, yerel mahkemeye geri gönderildi.
Bu karar, gayrimenkul şirketleri için önemli bir uyarı niteliğinde; yazılı şartların sınırlarını ve sağlam iç süreçlerin önemini vurguluyor. Özellikle büyük konut yönetimlerinde, anlaşmaların çoğu telefonla veya kişisel görüşmelerle yapılmakta.
Şirketler İçin Öneriler
Yazılı anlaşmaların yalnızca sözleşme değişiklikleri için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Şirketlerin, sözlü taahhütlerin geçerliliğini göz önünde bulundurması önemlidir. Özellikle daire teslim tarihleri, uzatmalar veya tazminat konularında yapılan sözlü anlaşmalar, ileride sorun yaratabilir.
Hukuken güvenilir süreçler oluşturmak, yalnızca formel sözleşmelerden daha önemlidir. Anlaşmaların nasıl yapılacağı ve ne şekilde belgelenmesi gerektiği konusunda çalışanların bilgilendirilmesi, gelecekteki anlaşmazlıkların önlenmesine yardımcı olacaktır.



