Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği’nden Prof. Dr. Evrim Coşkun, lipödem hakkında toplumda ve sağlık profesyonelleri arasında artan farkındalığın önemli olduğunu ifade etti. Ancak, bu artışın yanı sıra yanlış tanıların da arttığını dile getirdi. Coşkun, “Her kalın bacak lipödem değildir. Doğru tanı, deneyimli bir hekim tarafından yapılacak ayrıntılı klinik değerlendirme ile konulmalıdır” dedi.
Coşkun, geçmişte birçok hastanın tanı alamadığını, fakat günümüzde sosyal medya ve internet aracılığıyla yanlış bilgilere ulaşmanın hastaları yanıltabileceğini belirtti. Lipödemin yalnızca bacaklarda yağ birikimi ile sınırlı olmadığını vurgulayan Coşkun, tanının laboratuvar testleri ile değil, ayrıntılı hasta öyküsü ve fizik muayene ile konulması gerektiğini ifade etti.
Lipödemin obezite, lenfödem ve bazı hormonal bozukluklarla karıştırılabileceğini belirten Coşkun, yanlış tanının gereksiz kaygılara ve tedavilere yol açabileceğini söyledi. Ayrıca, sosyal medya üzerinden tanı koymanın yanıltıcı olduğunu, bu sürecin mutlaka uzman hekimler tarafından gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Coşkun, lipödemde kesin bir tedavi bulunmadığını, ancak doğru tanı alan hastaların uygun tedavi ve düzenli takip ile ağrı ve şişlik gibi sorunların önemli ölçüde azaltılabileceğini belirtti. Tedavi yöntemleri arasında kompresyon giysileri, manuel lenfatik drenaj ve kişiye özel egzersiz programları yer alıyor.
Fizik tedavi uygulamaları ve destekleyici tedavilerin bazı hastalarda planlanabileceğini belirten Coşkun, cerrahi tedavinin ise konservatif tedavilerin tamamlayıcısı olduğunu ifade etti. En önemli ihtiyacın doğru tanı koymak olduğunu vurgulayan Coşkun, “Lipödem tedavisindeki amacımız yalnızca bacakların görünümünü değiştirmek değil, ağrıyı azaltmak ve yaşam kalitesini artırmaktır” dedi.



